Denttaş Konum
KozaPark İş Merkezi Kat:1 No:7

Artuklu, Mardin

Denttaş Çalışma Saatleri
Çalışma Saatleri

7 Gün: 8:30 - 20:00

Denttaş Çalışma Saatleri
(0534) 212 22 45
(0482) 502 45 45

Cerrahi İmplant Tedavisi

implant, diş hekimi tanju demirtaşTeknolojinin etkili bir şekilde gelişiyor olması en çok modern tıbbın gelişimine katkı sunmaktadır. Bu durum elbette ki diş hekimliği alanı için de geçerli olmaktadır. Özellikle implant tedavisi gibi yeni yöntem ve tekniklerin uygulandığı tedavilerin, ileri teknolojik araçlarla desteklendikleri biliniyor. Eksik dişlerin tamamlanmasında mükemmel bir teknik olarak karşımıza çıkan implant tedavisi; titanyumdan yapılan vidaların ön plana çıktığı bir uygulamadır. Eksik dişlerin nitelikli bir şekilde tedavi edilmesinde sıklıkla tercih edilen implantların; diş yoksunluğuna kesin bir çözüm ortaya koyabildiği de bilinmektedir.

Doğal bir diş dokusu gibi oldukça rahat bir kullanım özelliğine sahip olan implant uygulaması; estetik açıdan da üstük özellikleri olan bir tedavidir. Çene kemiğinin iç kısmına titanyum vidaların yerleştirilmesi suretiyle diş yoksunluğuna çözüm ortaya koyan implant uygulamasının, günümüzde en çok tercih edilen bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz. Komşu dişlere hiçbir şekilde zarar vermeyen bu tedavi yöntemi, hasta konforu açısından da önemli kazanımları beraberinde getiriyor. 18 yaş üzerindeki bireylere başarılı bir şekilde uygulanabilen implant tedavisi; çene ve yüz gelişimini tamamlamış bireylere başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir.

Gömük Diş Çekimi

Diş çekimi oldukça hassas bir işlem olmakla birlikte tam anlamıyla profesyonel bir uzmanlığı şart kılan bir işlemdir. Ağız boşluğu içerisindeki diş ve kemiklerle alakalı her türlü işlem cerrahi diş çekiminin kapsama alanına girmektedir. Bu işlemin yapılmasında sedasyon anestezisi ya da genel anestezi uygulanmaktadır. Gömük diş çekimi operasyonunun etkili bir şekilde yapılması; klinik ortamının da yeterli donanıma sahip olmasıyla mümkün olmaktadır. Öncelikli olarak tanının konulmasıyla birlikte ilgili tedavi yönteminin belirlenmesi; gömük diş çekiminin olmazsa olmazı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hastanın şikayetleri doğrultusunda gömük diş çekimi şekilleneceği gibi birtakım testler neticesinde de yapılacak operasyonun niteliği netleşmektedir. Elbette ki radyografilerinde desteğiyle gümüş diş çekimin çok daha nitelikli bir şekilde yapılabilmesi mümkün olmaktadır. Bununla birlikte alanında uzman ve profesyonel olan diş hekimlerinin varlığı çok daha etkin bir şekilde gömük diş çekiminin yapılabilmesini mümkün kılmaktadır. Bu durum ise doğal olarak hasta konforunu olumlu yönde etkileyen bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır.

20’lik Diş Çekimi

Diş dizisinin en arka bölümünde yer alan ve üçüncü büyük azı dişi olarak da tanımlanan 20’lik diş; yirmili yaşlarda ortaya çıkan bir etkiye sahiptir. Özellikle çene bölümündeki yer darlığı neticesinde şekil bozukluğuna uğrayan 20’lik dişler; pek çok genç açısından önemli bir sorun olarak tanımlanmaktadır. Peki 20’lik dişlerin kesinlikle çekilmesi gerekiyor mu? Elbette ki şayet 20’lik dişte herhangi bir çürüme durumu yoksa ve rahat bir şekilde temizlenebiliyorsa, çekilmesine de gerek yoktur.

20’lik diş çekimi söz konusu olduğunda mutlaka ayrıntılı bir araştırmanın yapılması şarttır. Bu kapsamda bu dişteki çürük durumunun ne olduğu, bitişiğindeki diş köklerine zarar verip vermediği de tespit edilmelidir. Bu dişin herhangi bir sorun çıkarmıyor olsa da doktor tarafından kontrol altından tutuluyor olması da önemli bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kontroller sırasında 20’lik dişteki olumsuz bir durumun meydana gelmesiyle birlikte bu dişe müdahale etmek de şarttır.

Çene Kırıkları

çene kırığı, diş hekimi tanju demirtaşÖzellikle iltihaplı dişlerin çene bölümüne etkili bir şekilde zarar verme ihtimalinin bulunduğu unutulmamalıdır. Çene bölümünde yer alan iltihap durumunun tehlikeli sonuçları doğurabileceği de muhakkaktır. Çene bölümünde oluşan şişkinlik durumu çoğu zaman iltihap olarak tanımlansa da bu durumun çene kırıklarıyla da doğrudan ilgisi bulunabilmektedir. Dişlerde sallanma, yemek yemekte zorluk ile ağzın iç bölümünde kanamaların görülüyor olması çene kırıklarının habercisidir.

Günümüz itibariyle çene kırıklarının daha çok alt çenede görüldüğü bilinmektedir. Özellikle orta azıdişlerinin bulunduğu alanda çene kırıkları sıklıkla görüşmektedir. Söz konusu kırıkların dişlerde kalıcı bir gevşemeye yol açacağı da unutulmamalıdır. Şayet çene kırığından şüpheleniyorsanız mutlaka yapılan ilk müdahalenin sonrasında çenenin hareket etmemesi gerekmektedir. Günümüzde çene kırıklarının tedavi edilmesi mümkün olabildiği gibi gevşeyen dişlerin de tekrar birbirlerine bağlanabilmesi de mümkün olmaktadır.

Eklem Bozuklukları ( TME Vakaları)

Oldukça dinamik ve canlı bir doku olarak karşımıza çıkan çene eklemi; alt çene bölümünü kafatasıyla birbirine bağlamaktadır. Bu bölümdeki bozukluklar pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir. Öncelikli olarak çiğneme kaslarındaki ağrı ile birlikte fonksiyon bozukluğu durumun ortaya çıkmasıyla birlikte eklem bozukluğu sorunu da kendini hissettirmeye başlar. Disk arkasındaki uyumun bozulması beraberinde eklem yüzeyinde de bir bozukluk durumunun ortaya çıkmasını mümkün kılmaktadır. TME vakalarının ortaya çıkmasında aşağıdaki unsurlar etkili olmaktadır:

  • Diş dizininde diş eksikliklerinin bulunması
  • Tek taraflı olarak çiğneme alışkanlığının varlığı
  • Depresyon ve stres
  • Gıcırdatma ve diş sıkma
  • Eklem bölümünün genişlemesi
  • Fizyolojik olmayan bir diş kapanış durumunun ortaya çıkması
  • Ortodontik bozuklukların bulunması
  • Eklem bölümündeki gelişimsel defektler

Çene Kist ve Ameliyatları

Etrafı dolu ile kaplanmış olan ve kemikte ya da yumuşak dokuda yerleşim göstermesi söz konusu olan ve boşluklara kist adı verilmektedir. Çene kisti; ağız kisti ya da mukoza kisti olarak da tanımlanmaktadır. Gizlice büyüme potansiyeline sahip olan çene kistinin; başlangıç bölümünde pek de bulgu vermediği bilinmektedir.

İçerisinde püre kıvamına yakın bir sıvının bulunduğu çene kistinin; zaman içerisinde önemli bir sorun olarak karşımıza çıkması da mümkün olmaktadır. Genel olarak ağrılı bir durumu ortaya koymasalar da kistlerin sinir üzerine baskı yapması da söz konusu olmaktadır. Bu durum ise özellikle alt dudak bölümün hissizliğin oluşmasına zemin hazırlamaktadır.

Çene kist ameliyatı etkili bir cerrahi operasyon olarak tanımlanmaktadır. Kistin açılmasından sonra yine kist durumu ortaya çıkarsa; çene cerrahi uzmanları ameliyat yapmayı uygun görmektedir. Şayet kalıcı bir tedavi görmeyecek olursanız; çene kısmında sürekli bir kesecikle yaşamak durumunda kalırsınız. Böyle bir durum oluştuğunda mutlaka diş hekiminizle görüşmenizde fayda vardır.

Apikal Rezeksiyon

Cerrahi bir operasyon olarak karşımıza çıkan apikal rezeksiyon dişin kök ucunda bulunan itihaplı olan bölümün alınmasına verilen isimdir. Diş kök ucunda kemik yıkımı ve apse durumunun artarak devam etmesi neticesinde apikal rezeksiyona başvurulmaktadır. Söz konusu hasarlı dokunun alınarak kök ucunun temizlenmesi; olası risklerin önlenmesini de mümkün kılmaktadır. Apikal rezeksiyonun yapılması kaçınılmaz olan durumlar ise aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:

  • Diş kökünün durumu nedeniyle tam olarak kanal tedavisinin yapılamaması
  • Diş kökünde kist durumun oluşması
  • Diş üzerinde kalıcı bir restorasyonun oluşması
  • Diş kök bölümünün kemiğin iç kısmındaki 1/3 kadarının kırılması
  • Yapılan kanal tedavisine rağmen hastada ağrı durumunun artarak devam etmesi

Üst Çeneyi Öne ya da Geriye Alma Operasyonu

Üst çenenin pek çok nedenden dolayı yeterince gelişememesi neticesinde alt çeneye göre geride kaldığı durumlarda devreye cerrahi yöntem ve teknikler girmektedir. Üst çenenin alt çeneye göre geri kalması; burun tabanında basıklığa neden olur. Bu sorun genellikle çocukluk döneminde başlar ve zamanında müdahale edilmezse; ileri düzeyde bir cerrahi operasyon şarttır. Yapılan cerrahi operasyon neticesinde üst çenenin titanyum vidalar yardımıyla geri alınması mümkün olmaktadır.

Alt Çeneyi Öne ya da Geriye Alma Operasyonu

Günümüz itibariyle alt çenenin öne ya da geriye alınabilmesi mümkün olmaktadır. Alt çenede küçük bir kemik kesimi sonrasında arka alt çenenin hareket ettirilmesi mümkün olmaktadır. Üstelik alt çene kemiğindeki temasın geniş yüzeyli olması; bu bölgede hızlı bir iyileşmenin oluşmasını da mümkün kılmaktadır. Yapılan operasyonun nihai kısmında ise vida ile plakalar yardımıyla çenenin tutulması sağlanmaktadır.

Kök Çekimi

Dişin kemikte yer alan soket bölümü olarak isimlendirilen yuvasından çıkartılması işlemine diş çekimi denilmektedir. Kök çekimi de diş çekiminin daha detaylandırılmış halidir. Kök çekiminin lokal anestezi vasıtasıyla yapılabilmesi mümkün olduğu gibi kimi zaman genel anestezi de tercih edilmektedir. Kemik patolojilerinin bulunuyor olması ve dil kökü patolojilerinin bulunuyor olması; kök çekimi işlemini de beraberinde getirmektedir. Diş hekimliğinde en temel cerrahi operasyonlar arasında yer alan kök çekimi işlemi, oldukça hassas bir süreci de içerisine almaktadır.

Dişeti sınırında bir kırıklık durumunun ortaya çıkması ya da gömük vaziyette ki dişlerin işlevini yitirmiş olması kök çekimi işlemini zorunlu hale getirir. Yine diş tabakasının üst kısmının hasarlı olması ve kök kısmında da etkili bir hasarın ortaya çıkması; kök çekimini kaçınılmaz bir hale getirir. Bütün bu bilgiler ışığında kök çekimi işleminin oldukça hassas bir işlem olduğunu söylemek de mümkün olmaktadır.

Sinüs Lifting

sinüs lifting, tanju demirtaş, denttaş diş kliniği, mardin diş hekimi, mardin diş kliniği

Azı dişlerinin yakında yer alan anatomik boşluklar sinüs olarak isimlendirilmektedir. Üst çene kısmının hemen üstünde yer alan maksiler; sinüs bölümünü oluşturmaktadır. Sinüs bölümü hem sesin oluşumuna katkı sunmaktadır hem de kafa ağırlının azaltılmasına etki etmektedir. Sinüs boşluklarında olası bir sarkma durumu ise kemik hacminde bazı kayıpların oluşmasına neden olmaktadır. özellikle implant tedavisi söz konusu olduğunda söz konusu kemik hacmi kayıpları önemli bir sorun teşkil etmektedir. Böyle durumlarda implant tedavisinin etkili bir şekilde yapılabilmesi amacıyla bu sarkma durumu ortadan kaldırılmaktadır.

Kemik Erimesi (Rezorpsiyon)

Özellikle implant tedavisi söz konusu olduğunda kemik erimesi sorununun varlığı beraberinde pek çok farklı olumsuzluğu da getirmektedir. İmplantların yapılacağı bölgede bir doku erimesinin bulunması; bu tedavinin uygulanmasını da güçleştirmektedir. Bu noktada implant öncesinde yapılması gerekli olan kemik erimesi tedavisi; mutlaka tam donanımlı bir klinik ortamında yapılmalıdır. Böylece kemik bölümündeki yetersizlikler sona erdirilerek; impant uygulamasının etkili bir şekilde yapılabilmesi de mümkün olmaktadır.